Konya’nın Tarihi [Kısaca Konya Tarihi]

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eski Çağlar

Konya, geçmişi boyunca dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan antik şehirlerden biridir. Yerleşik şehir hayatının Prehistorik dönemde başladığı bilinmektedir. Şehrin merkezine yakın bir konumda bulunan Çatalhöyük, bugüne kadar keşfedilen en eski ve gelişmiş Neolitik dönem yerleşimlerinden biridir. Çumra Çatalhöyük, tarımın yapıldığı, yemek kültürünün başladığı, yerleşik hayata geçildiği ve vahşi hayvanlara karşı ortak savunmanın yapıldığı bir merkez olarak bilinir. Benzer şekilde Alâaddin Tepesi de Çatalhöyük’e benzer karakteristik özellikleri olan neolitik kalıntılarla doludur.

Alâaddin Tepesi, M.Ö. 9000-5000 yılları arasında Neolitik dönemin sonları ve M.Ö. 5500-3000 yılları arasında Kalkolitik dönemin başlarında kurulmuştur. Tarihi boyunca Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ev sahipliği yapmıştır. Bölgedeki kazılarda bu medeniyetlere ait bulgular bulunmuştur. Ayrıca, Anadolu ve Suriye topraklarında büyük bir imparatorluk kuran Hititler de Konya’ya hükmetmiştir.

Roma Dönemi

Konya, neolitik çağdan beri bir yerleşim yeri olarak kullanılmaktadır ve tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Frigler, Lidyalılar, Persler, Büyük İskender, Selevkoslar ve Bergama krallığı gibi birçok güç, Konya’yı istila etmiştir. M.S.395’te Roma hakimiyeti sağlandıktan sonra Konya, İconium olarak adlandırılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise kentin adı değişmemiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Konya’da çok sayıda sanat eseri bulunmaktadır ve bu eserler farklı toplumlar tarafından farklı üretim ve yapım teknikleri kullanılarak oluşturulmuştur. Örneğin, bakırcılığa dayanan el sanatları Selçuklular dönemine kadar uzanmaktadır ve ebru sanatı İslamiyetin kabulüyle birlikte kitaba verilen önemin artmasıyla gelişmiştir. Konya, aynı zamanda İslam medeniyetine dair birçok eserin yer aldığı, birçok İslam ilim adamının ve mutasavvıfın yetiştiği ve yerleştiği önemli bir merkezdir. Ayrıca Anadolu Selçuklu Devleti’ni yönetmiş sultanların, vezirlerin ve Mevlana gibi manevi fatihlerin türbeleri de Konya’da bulunmaktadır.

Fotoğraf: twitter/tarihikonya

Selçuklular Dönemi

1071 yılında yapılan Malazgirt Savaşı’ndan önce, Müslüman Türkler ve Anadolu’yu tanıyan Büyük Selçuklular, Anadolu üzerine keşif harekatları düzenledi. Bu savaş sonucunda, Anadolu’nun büyük bir kısmı ile birlikte Konya da bir Müslüman Türk şehri haline geldi. Türklerin Müslüman olduktan sonra Anadolu’ya yönelmelerindeki temel amaç, Hz. Peygamber’in Konstantiniyye (İstanbul)’nin fethine dair müjdelere mazhar olabilme hedefiydi. Konya’nın fethedilmesiyle birlikte, İslam kültürünün etkili olduğu bir dönem başlamıştır.

Konya’nın tarihi, Emevilerin şehre geldiği dönemlere kadar uzanır. Ancak, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilen Konya, Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti haline geldi. Bu dönemde, İznik’in 1097 yılında 1. Haçlı Seferi ile kaybedilmesi üzerine Konya, Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti oldu. Konya, 1307 yılına kadar aralıksız bir şekilde Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti olarak kaldı.

Beyşehir ilçesi Bağırsak Boğazı mevkiinde yapılan Miryokefalon Savaşı, Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan ile Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos arasında gerçekleşti. Bu savaşta, Anadolu’da Türk hakimiyeti kabul edildi ve kesin bir zafer kazanıldı. Sultan II. Kılıçarslan, Miryokefalon zaferi ile Anadolu’yu kalıcı olarak vatan yapmaya vesile oldu. Bu zaferin anısına, Konya’da Karatay Müzesi civarında yapılan şehir parkına Sultan Kılıçarslan Şehir Meydanı adı verildi. Miryokefalon Zaferi’nin yeniden anılması ve gündeme getirilmesi amacıyla, Konya’da her yıl Miryokefalon Zaferi’nin yıldönümü kutlanmaktadır. Bu zaferin önemi, Anadolu’nun Türk yurdu olmasında oynadığı rol nedeniyle büyüktür.

Konya, 1096-1277 yılları arasında Anadolu Selçukluları’nın başkenti olarak ilim, kültür ve sanatta dönemin ünlü alimleri, filozofları, şairleri, mutasavvıfları, hoca ve diğer sanatkarlarını da bir araya getirdi. Bahaeddin Veled ve Mevlâna Celâleddin gibi bilginler, Kadı Burhaneddin, Kadı Siraceddin, Sadreddin-i Konevî, Şahabeddin Sühreverdi gibi mutasavvıflar ve Muhyiddin-i Arabî gibi düşünürler Konya’ya yerleşti ve şehrin kültür merkezi haline gelmesine katkıda bulundu. Bu dönem, özellikle Hz. Mevlâna’nın felsefesi ile insanlığı aydınlatması, Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr gibi eserleri ile bilinir. Ayrıca Nasreddin Hoca gibi önemli bir alim de Konya’nın kültür ve sosyal hayatının gelişiminde güldüren ve düşündüren fıkraları ile önemli bir rol oynadı. Selçuklu Dönemi Konya’sında kütüphaneler açıldı ve din, hukuk, tarih, edebiyat, felsefe, sanat, tıp ve kozmografya alanlarında büyük ilerlemeler kaydedildi. Bu dönemde, birçok medrese, cami, kütüphane, türbe, çeşme, kale, han, hamam, çarşı, bedesten, köprü ve saray inşa edildi.

Karamanoğlulları Dönemi

1277’de Konya, Karamanoğulları tarafından ele geçirildi. Konya, Karamanoğulları Beyliği’nin en büyük şehri oldu ve ilim ve kültür alanındaki gelişmeler devam etti. Ulu Arif Çelebi, Adil ve Alim Çelebiler ile Ahmed Eflâkî ve Sarı Yakup gibi bilgin ve mutasavvıflar yetişti. Karamanoğulları döneminde, Ali Gav Zaviye ve Türbesi, Kadı Mürsel Zaviye ve Türbesi, Ebu İshak Kazerunî Zaviyesi, Hasbey Dârü’l-Huffâzı, Meram Hasbey Mescidi, Şeyh Osman Rûmî Türbesi, Ali Efendi Muallimhanesi, Nasuh Bey Darü’l-Huffâzı, Turgutoğulları Türbesi, Kalenderhane Türbesi, Tursunoğlu Câmii ve Türbesi, Burhaneddin Fakih Türbesi, Siyavuş Velî Türbesi gibi tarihî ve kültürel eserler yapıldı.

Osmanlı Dönemi

1465 yılında II. Mehmet (Fatih) Karamanoğulları hâkimiyetine son verince, Konya artık Osmanlı İmparatorluğu’nun bir şehri olmuştur. Fatih Sultan Mehmed, 1470 yılında Devletin Rumeli (Sofya), Anadolu (Kütahya), Rûm (Tokat) Eyaletleri’nden sonra Karaman Eyaleti’ni, merkezi Konya şehri olmak üzere kurmuştur. Bu eyalet 17. yüzyılda 11 sancaklı olarak 80.000 km2’ye yaklaşan bir büyüklüğe ulaşmıştır ve Tanzimat Dönemi’nde Konya olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Konya Eyaleti, 1910’da 102.000 km2 büyüklüğünde ve 11 ilçeye ayrılmıştır: Konya Merkez (11 ilçe), Niğde (7 ilçe), Burdur (2 ilçe), Teke (Antalya) (5 ilçe) ve Hamîd (Isparta) (5 ilçe).

Osmanlı döneminde, Konya Osmanlı Sultanları Yavuz Sultan Selim, Kanunî Sultan Süleyman ve II. Murad’ın Doğu seferlerinde bir uğrak yeri haline gelmiştir. Ordunun dinlenme ve hazırlık yeri olarak kullanılmıştır. Yavuz Sultan Selim Han, 3 kez Konya’ya uğramıştır ve bu ziyaretlerinde Mevlâna dergâhı tamir edilmiş, şehre içme suyu getirilmiş, nüfus ve arazi sayımı yapılmıştır.

Konya, Osmanlı döneminde ilim, kültür ve sanat hareketleri için bir merkez olmuştur. Kent, ünlü alimler, şairler, tarihçi ve filozofların toplandığı bir merkez olmaya devam etmiştir. Bu dönemde, pek çok cami, çeşme, medrese gibi mimari eserler inşa edilmiştir. Selimiye Câmii, Yusufağa Kütüphanesi, Piri Mehmed Paşa Câmii, Şerafettin Câmii, Kapu Câmii, Hacı Fettah Câmii, Nakiboğlu ve Aziziye Câmiileri, Şeyh Halili Türbesi ile Mevlâna Külliyesi dönemin mimari eserlerinden bazılarıdır.

Osmanlı döneminde Konya’da bilim, kültür ve sanat hareketleri sürekli olarak devam etmiş ve kent ünlü alimler, şairler, tarihçi ve filozofların toplandığı bir merkez olmaya devam etmiştir. Bu dönemde birçok cami, çeşme ve medrese gibi mimari eserler inşa edilmiştir. Selimiye Camii, Yusufağa Kütüphanesi, Piri Mehmed Paşa Camii, Şerafettin Camii, Kapu Camii, Hacı Fettah Camii, Nakiboğlu Camii, Aziziye Camii, Şeyh Halili Türbesi ve Mevlana Külliyesi bu dönemin mimari eserlerinden bazılarıdır.

Konya, Osmanlı Eyaleti’nin Şehzadeler tarafından yönetildiği bir şehirdi. 1648 yılında Evliya Çelebi Konya’ya gelmiş ve Seyahatnamesinde geniş bir şekilde bahsetmiştir. Ancak 1867 yılında büyük bir yangınla ve 1873 yılında kıtlık tehlikesiyle karşılaşılmıştır.

Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, Konya’da da yenileşme hareketleri başladı. İlk gazete 1869’da çıkarıldı ve medreselerin yanı sıra birçok ilkokul (İptidaî), öğretmen okulu (Darülmualimîn) ve ortaokul (Rüştiye) açıldı. İlk lise (idadi) 1889’da açıldı ve Konya Sanat Okulu, aynı yıllarda Vali Ferid Paşa tarafından hizmete alındı. Hukuk Fakültesi 1908’de açıldı. 1900 yılında, Konya’da toplam 530 medrese bulunuyordu. Konya, 1898’de demiryolu bağlantısına kavuştu.

Günümüz

Cumhuriyet döneminde hızla büyüyen ve gelişen Konya, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminden kalan eserleri ile bugün açık hava müzesi konumunda bir şehirdir. Dünya insanlık tarihinin en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Konya, uzun tarihî süreç içinde birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Konya, 2 milyondan fazla nüfusu ve sanayisi ile Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biridir.

Kaynaklar: konyakultur.gov.tr – Wikipedia

5
mutlu
Mutlu
1
_zg_n
Üzgün
1
h_vkeli
Hövkeli
0
annavv_
Annavv!
0
hak_rda
Hakırda
1
gubuz
Gubuz
0
pamb_k
Pambık
Konya’nın Tarihi [Kısaca Konya Tarihi]

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Konya Yaşam ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!